Несовершенный вид fiillerde eylem devam ettiği için, fiil geçmiş, şimdiki ve gelecek zamanlarda çekimlenir. Ancak Совершенный вид'de eylem bitmiş olduğu için devam eden şimdiki zamanda fiil çekimlenmez.Yani Совершенный вид'de Şimdiki Zaman yoktur.
Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.
Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.
Он активно агитирует жителей участвовать в выборах. (O, sakinleri seçimlere katılmaları için aktif bir şekilde teşvik ediyor.)
Волонтёры агитируют людей сдавать кровь. (Gönüllüler insanları kan bağışında bulunmaya teşvik ediyor.)
Она не любит агитировать друзей за свою политическую партию. (O, arkadaşlarını kendi siyasi partisi için propaganda yaparak etkilemeyi sevmiyor.)
Студенты агитируют за защиту окружающей среды. (Öğrenciler çevrenin korunması için propaganda yapıyor.)
Кандидаты агитируют граждан обещаниями быстрых перемен. (Adaylar hızlı değişim vaatleriyle vatandaşları etkilemeye çalışıyor.)
Ему удалось сагитировать несколько коллег поддержать благотворительный проект. (Birkaç meslektaşını yardım projesini desteklemeye ikna etmeyi başardı.)
Активисты сагитировали жителей принять участие в субботнике. (Aktivistler mahalle sakinlerini temizlik çalışmasına katılmaya ikna etti.)
Она сагитировала брата присоединиться к волонтёрской организации. (Kardeşini gönüllü kuruluşuna katılmaya ikna etti.)
Представитель фонда сагитировал местных предпринимателей помочь школе. (Vakıf temsilcisi yerel girişimcileri okula yardım etmeye ikna etti.)
Нам удалось сагитировать большинство участников поддержать это решение. (Katılımcıların çoğunu bu kararı desteklemeye ikna etmeyi başardık.)