Возвышать-Возвысить

Возвышать

Yüceltmek

Возвысить

Yüceltmek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Возвышать Geçmiş Zaman : возвышавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Возвышать Şimdiki Zaman :
  • Возвышать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Возвышать Edilgen Şimdiki Zaman : возвышаемый
  • Возвысить Geçmiş Zaman : возвысивший
  • Возвысить Edilgen Geçmiş Zaman : возвышенный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Возвышать Şimdiki Zaman : возвышая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Возвысить Geçmiş Zaman : возвысив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Люди часто возвышают героев и создают вокруг них легенды. (İnsanlar kahramanları sık sık yüceltir ve onlar hakkında efsaneler oluşturur.)

Искусство способно возвышать человека над повседневными заботами. (Sanat, insanı günlük kaygıların üzerine çıkarabilir.)

Он не любит возвышать себя за счёт чужих ошибок. (Başkalarının hataları pahasına kendini yüceltmeyi sevmiyor.)

Эта музыка возвышает душу и заставляет задуматься. (Bu müzik ruhu yüceltir ve insanı düşünmeye sevk eder.)

Писатель не должен возвышать одного персонажа, унижая другого. (Yazar bir karakteri diğerini küçük düşürerek yüceltmemelidir.)

Учитель возвысил ученика, который раньше не верил в свои способности. (Öğretmen daha önce yeteneklerine inanmayan öğrenciyi yüceltti.)

Победа возвысила молодого спортсмена в глазах публики. (Zafer genç sporcuyu halkın gözünde yüceltti.)

Эта награда возвысила его как специалиста. (Bu ödül onu bir uzman olarak yüceltti.)

Король возвысил верного слугу и назначил его советником. (Kral sadık hizmetkârını yüceltti ve onu danışman yaptı.)

Люди возвысили учёного за его выдающийся вклад в науку. (İnsanlar bilim insanını bilime yaptığı olağanüstü katkı nedeniyle yüceltti.)