Воскрешать-Воскресить

Воскрешать

Diriltmek; yeniden canlandırmak

Воскресить

Diriltmek; yeniden canlandırmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Воскрешать Geçmiş Zaman : воскрешавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Воскрешать Şimdiki Zaman :
  • Воскрешать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Воскрешать Edilgen Şimdiki Zaman : воскрешаемый
  • Воскресить Geçmiş Zaman : воскресивший
  • Воскресить Edilgen Geçmiş Zaman : воскрешённый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Воскрешать Şimdiki Zaman : воскрешая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Воскресить Geçmiş Zaman : воскресив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

В легендах волшебник умеет воскрешать погибших героев. (Efsanelerde büyücü ölen kahramanları diriltebiliyor.)

Учёные пытаются воскрешать исчезнувшие виды растений. (Bilim insanları yok olmuş bitki türlerini yeniden canlandırmaya çalışıyor.)

Эта музыка словно воскрешает воспоминания детства. (Bu müzik çocukluk anılarını sanki yeniden canlandırıyor.)

Режиссёр любит воскрешать старые истории на экране. (Yönetmen eski hikâyeleri beyaz perdede yeniden canlandırmayı seviyor.)

Писатель часто воскрешает в своих романах забытые традиции. (Yazar romanlarında unutulmuş gelenekleri sık sık yeniden canlandırıyor.)

Врачам удалось воскресить пациента после остановки сердца. (Doktorlar kalbi durduktan sonra hastayı hayata döndürmeyi başardı.)

Фильм воскресил интерес зрителей к старой истории. (Film izleyicilerin eski bir hikâyeye olan ilgisini yeniden canlandırdı.)

Археологи воскресили древний обычай во время праздника. (Arkeologlar bayram sırasında eski bir geleneği yeniden canlandırdı.)

Эта встреча воскресила в нём надежду на примирение. (Bu buluşma onun içindeki barışma umudunu yeniden canlandırdı.)

Учёные воскресили редкий сорт яблок. (Bilim insanları nadir bir elma türünü yeniden canlandırdı.)