Выкармливать-Выкормить

Выкармливать

Büyütüp beslemek

Выкормить

Büyütüp beslemek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Выкармливать Geçmiş Zaman : выкармливавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Выкармливать Şimdiki Zaman :
  • Выкармливать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Выкармливать Edilgen Şimdiki Zaman : выкармливаемый
  • Выкормить Geçmiş Zaman : выкормивший
  • Выкормить Edilgen Geçmiş Zaman : выкормленный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Выкармливать Şimdiki Zaman : выкармливая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Выкормить Geçmiş Zaman : выкормив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Фермеры выкармливают маленьких ягнят специальной смесью. (Çiftçiler küçük kuzuları özel bir karışımla besleyip büyütüyor.)

Волонтёры выкармливают ослабленных птенцов в центре помощи. (Gönüllüler yardım merkezinde zayıf yavru kuşları besleyip büyütüyor.)

Кошка сама выкармливает своих котят. (Kedi yavrularını kendi başına besleyip büyütüyor.)

Работники заповедника выкармливают детёнышей, оставшихся без матери. (Doğa koruma alanı çalışanları annesiz kalan yavruları besleyip büyütüyor.)

Эта птица умеет выкармливать сразу несколько птенцов. (Bu kuş aynı anda birkaç yavruyu besleyip büyütebiliyor.)

Фермер выкормил телёнка с помощью специального молока. (Çiftçi buzağıyı özel süt yardımıyla büyüttü.)

Волонтёры выкормилы осиротевшего медвежонка. (Gönüllüler yetim kalan ayı yavrusunu büyüttü.)

Собака выкормилa пятерых щенков. (Köpek beş yavru köpeği büyüttü.)

Специалисты выкормилы редкого птенца и вернули его в природу. (Uzmanlar nadir bir kuş yavrusunu büyütüp doğaya geri bıraktı.)

Крестьянин выкормил поросёнка до нужного веса. (Çiftçi domuz yavrusunu gereken ağırlığa kadar büyüttü.)