Доносить-Донести

Доносить

Ulaştırmak, taşımak, ihbar etmek

Донести

Ulaştırmak, taşımak, ihbar etmek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Доносить Geçmiş Zaman : доносивший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Доносить Şimdiki Zaman :
  • Доносить Edilgen Geçmiş Zaman : доношенный
  • Доносить Edilgen Şimdiki Zaman : доносимый
  • Донести Geçmiş Zaman : донёсший
  • Донести Edilgen Geçmiş Zaman : донесённый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Доносить Şimdiki Zaman :

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Донести Geçmiş Zaman : донёсши

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Курьер каждый день доносит документы до соседнего офиса. (Kurye her gün belgeleri yan ofise ulaştırır.)

Она с трудом доносит тяжёлую сумку до дома. (Ağır çantayı eve kadar güçlükle taşır.)

Учитель старается доносить сложные идеи простыми словами. (Öğretmen karmaşık fikirleri basit kelimelerle aktarmaya çalışıyor.)

Этот канал доносит важные новости до миллионов зрителей. (Bu kanal önemli haberleri milyonlarca izleyiciye ulaştırıyor.)

Он не любит доносить на своих коллег начальству. (İş arkadaşlarını yönetime ihbar etmeyi sevmez.)

Курьер донёс посылку до нужного адреса. (Kurye paketi doğru adrese ulaştırdı.)

Она донесла тяжёлую коробку до машины. (Ağır kutuyu arabaya kadar taşıdı.)

Докладчик донёс свою главную мысль до слушателей. (Konuşmacı ana fikrini dinleyicilere aktardı.)

Сосед донёс полиции о подозрительном человеке. (Komşu şüpheli kişi hakkında polise ihbarda bulundu.)

Мать донесла ребёнка до кровати, потому что он уснул. (Çocuk uyuduğu için annesi onu yatağa kadar taşıdı.)