Импровизировать-Сымпровизировать

Импровизировать

Doğaçlama yapmak

Сымпровизировать

Doğaçlama yapmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Импровизировать Geçmiş Zaman : импровизировавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Импровизировать Şimdiki Zaman :
  • Импровизировать Edilgen Geçmiş Zaman : импровизированный
  • Импровизировать Edilgen Şimdiki Zaman : импровизируемый
  • Сымпровизировать Geçmiş Zaman : сымпровизировавший
  • Сымпровизировать Edilgen Geçmiş Zaman : сымпровизированный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Импровизировать Şimdiki Zaman : импровизируя

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Сымпровизировать Geçmiş Zaman : сымпровизировав

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Актёр умеет импровизировать, если забывает текст. (Oyuncu metni unutursa doğaçlama yapabiliyor.)

Музыканты часто импровизируют во время концертов. (Müzisyenler konserler sırasında sık sık doğaçlama yapıyor.)

Она любит импровизировать на кухне и создавать новые блюда. (Mutfakta doğaçlama yapmayı ve yeni yemekler yaratmayı seviyor.)

Опытный преподаватель умеет импровизировать в сложных ситуациях. (Deneyimli öğretmen zor durumlarda doğaçlama yapmayı biliyor.)

Во время путешествий нам приходится импровизировать из-за неожиданных изменений планов. (Seyahatler sırasında planlardaki beklenmedik değişiklikler nedeniyle doğaçlama yapmak zorunda kalıyoruz.)

Актёр сымпровизировал короткий монолог перед зрителями. (Oyuncu seyircilerin önünde kısa bir monolog doğaçlama yaptı.)

Музыкант сымпровизировал новую мелодию прямо на сцене. (Müzisyen sahnede doğrudan yeni bir melodi doğaçlama yaptı.)

Шеф-повар сымпровизировал соус из оставшихся продуктов. (Şef aşçı kalan malzemelerden doğaçlama bir sos yaptı.)

Докладчик сымпровизировал ответ на неожиданный вопрос. (Konuşmacı beklenmedik bir soruya doğaçlama bir cevap verdi.)

Режиссёр сымпровизировал финальную сцену, когда актёр предложил интересную идею. (Yönetmen, oyuncu ilginç bir fikir önerince final sahnesini doğaçlama oluşturdu.)