Искушать-Искусить

Искушать

Ayartmak, baştan çıkarmak

Искусить

Ayartmak, baştan çıkarmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Искушать Geçmiş Zaman : искушавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Искушать Şimdiki Zaman :
  • Искушать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Искушать Edilgen Şimdiki Zaman : искушаемый
  • Искусить Geçmiş Zaman : искусивший
  • Искусить Edilgen Geçmiş Zaman : искушённый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Искушать Şimdiki Zaman : искушая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Искусить Geçmiş Zaman : искусив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Сладости на витрине постоянно искушают детей. (Vitrindeki tatlılar çocukları sürekli ayartıyor.)

Он старался не искушать судьбу без必要ной причины. (Gereksiz bir sebep olmadan kaderi ayartmamaya çalışıyordu.)

Большая скидка искушает покупателей купить ненужные вещи. (Büyük indirim müşterileri gereksiz şeyler almaya ayartıyor.)

Не искушай меня обещанием лёгких денег. (Beni kolay para vaadiyle ayartma.)

Её искушала возможность уехать за границу. (Yurt dışına gitme ihtimali onu cezbediyordu.)

Запах свежего хлеба искусил даже тех, кто не был голоден. (Taze ekmek kokusu aç olmayanları bile ayarttı.)

Он искусил друга обещанием быстрого успеха. (Hızlı başarı vaadiyle arkadaşını ayarttı.)

Реклама искусила меня купить новую модель телефона. (Reklam beni yeni bir telefon modeli almaya ikna edip ayarttı.)

Его искусила мысль бросить работу и начать путешествовать. (İşini bırakıp seyahat etmeye başlama düşüncesi onu cezbetti.)

Она искусила его дорогим подарком, но он не изменил своему решению. (Onu pahalı bir hediyeyle ayarttı, ancak o kararından vazgeçmedi.)