Клеймить-Заклеймить

Клеймить

Damgalamak, yaftalamak

Заклеймить

Damgalamak, yaftalamak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Клеймить Geçmiş Zaman : клеймивший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Клеймить Şimdiki Zaman :
  • Клеймить Edilgen Geçmiş Zaman : клеймённый
  • Клеймить Edilgen Şimdiki Zaman : клеймимый
  • Заклеймить Geçmiş Zaman : заклеймивший
  • Заклеймить Edilgen Geçmiş Zaman : заклеймённый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Клеймить Şimdiki Zaman : клеймя

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Заклеймить Geçmiş Zaman : заклеймив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Общество не должно клеймить людей за одну совершённую ошибку. (Toplum insanları yaptıkları tek bir hata yüzünden damgalamamalıdır.)

Газеты часто клеймят коррупцию и злоупотребление властью. (Gazeteler yolsuzluğu ve yetkinin kötüye kullanılmasını sık sık kınar.)

Он не любит клеймить других, не выслушав их объяснения. (Açıklamalarını dinlemeden başkalarını damgalamayı sevmiyor.)

Некоторые критики продолжают клеймить этот проект как бесполезный. (Bazı eleştirmenler bu projeyi yararsız olarak yaftalamaya devam ediyor.)

Нельзя клеймить целую группу людей из-за поступка одного человека. (Bir kişinin davranışı yüzünden bütün bir insan grubunu damgalamak doğru değildir.)

Общественность заклеймила чиновника как символ коррупции. (Kamuoyu yetkiliyi yolsuzluğun simgesi olarak damgaladı.)

Газета заклеймила насилие как недопустимый способ решения конфликтов. (Gazete şiddeti çatışmaları çözmenin kabul edilemez bir yolu olarak damgaladı.)

Его заклеймили предателем после публикации секретных документов. (Gizli belgeleri yayımladıktan sonra onu hain olarak damgaladılar.)

Правозащитники заклеймили дискриминацию в новом законодательстве. (İnsan hakları savunucuları yeni yasadaki ayrımcılığı kınadı.)

Она заклеймила подобное отношение к детям как совершенно бесчеловечное. (Çocuklara yönelik bu tür bir tutumu tamamen insanlık dışı olarak nitelendirdi.)