Льститься-Польститься

Льститься

Tamah etmek, boş yere umutlanmak

Польститься

Tamah etmek, boş yere umutlanmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Льститься Geçmiş Zaman : льстившийся

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Льститься Şimdiki Zaman :
  • Льститься Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Льститься Edilgen Şimdiki Zaman :
  • Польститься Geçmiş Zaman : польстившийся
  • Польститься Edilgen Geçmiş Zaman :

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Льститься Şimdiki Zaman : льстясь

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Польститься Geçmiş Zaman : польстившись

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Он льстится надеждой получить эту должность без опыта. (Deneyimi olmadan bu görevi alacağına boş yere umutlanıyor.)

Не стоит льститься мыслью, что все сразу согласатся с вами. (Herkesin hemen sizinle aynı fikirde olacağını düşünerek boş yere umutlanmamalısınız.)

Она льстится надеждой быстро разбогатеть. (Hızla zengin olacağına boş yere umut bağlıyor.)

Некоторые люди льстятся обещаниями лёгкого успеха. (Bazı insanlar kolay başarı vaatlerine kanıyor.)

Он льстится ожиданием особого отношения со стороны начальника. (Patronunun kendisine özel davranacağını umarak boş yere beklentiye giriyor.)

Он польстился на высокую зарплату и принял предложение. (Yüksek maaşa tamah edip teklifi kabul etti.)

Она польстилась на обещание быстрой карьеры. (Hızlı kariyer vaadine kanıp bu teklifi kabul etti.)

Компания польстилась на дешёвую рекламу и подписала сомнительный договор. (Şirket ucuz reklam teklifine tamah edip şüpheli bir sözleşme imzaladı.)

Он польстился на возможность получить власть. (Güç elde etme fırsatına tamah etti.)

Мы польстились на привлекательные условия и заказали услугу. (Cazip koşullara kanıp hizmeti sipariş ettik.)