Льстить-Польстить

Льстить

Yaltaklanmak, dalkavukluk etmek

Польстить

Yaltaklanmak, dalkavukluk etmek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Льстить Geçmiş Zaman : льстивший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Льстить Şimdiki Zaman :
  • Льстить Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Льстить Edilgen Şimdiki Zaman :
  • Польстить Geçmiş Zaman : польстивший
  • Польстить Edilgen Geçmiş Zaman : польщённый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Льстить Şimdiki Zaman : льстя

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Польстить Geçmiş Zaman : польстив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Он любит льстить начальнику, чтобы получить повышение. (Terfi almak için patronuna yaltaklanmayı seviyor.)

Не стоит льстить людям, если ты действительно не согласен с ними. (Gerçekten aynı fikirde değilsen insanlara dalkavukluk etmemelisin.)

Она часто льстит своим клиентам и внимательно слушает их. (O, müşterilerine sık sık iltifat ediyor ve onları dikkatle dinliyor.)

Некоторые сотрудники льстят директору ради личной выгоды. (Bazı çalışanlar kişisel çıkarları için müdüre yaltaklanıyor.)

Он умеет льстить собеседнику, не переходя границ приличия. (Sınırı aşmadan karşısındaki kişiye iltifat etmeyi biliyor.)

Ему польстило внимание известного режиссёра. (Ünlü yönetmenin ilgisi onun hoşuna gitti.)

Она польстила коллеге, похвалив его новую статью. (Yeni makalesini överek meslektaşına iltifat etti.)

Мне польстило, что меня пригласили выступить на конференции. (Konferansta konuşma yapmam için davet edilmem hoşuma gitti.)

Его польстило сравнение с известным учёным. (Ünlü bir bilim insanıyla karşılaştırılması onun hoşuna gitti.)

Актёру польстили слова режиссёра о его таланте. (Yönetmenin yeteneği hakkındaki sözleri oyuncunun hoşuna gitti.)