Навязываться-Навязаться

Навязываться

Kendini dayatmak

Навязаться

Kendini dayatmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Навязываться Geçmiş Zaman : навязывавшийся

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Навязываться Şimdiki Zaman :
  • Навязываться Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Навязываться Edilgen Şimdiki Zaman :
  • Навязаться Geçmiş Zaman : навязавшийся
  • Навязаться Edilgen Geçmiş Zaman :

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Навязываться Şimdiki Zaman : навязываясь

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Навязаться Geçmiş Zaman : навязавшись

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Он постоянно навязывается в нашу компанию, хотя мы его не приглашали. (Bizi davet etmemiş olmamıza rağmen sürekli grubumuza kendini dayatıyor.)

Не стоит навязываться людям, если они хотят побыть одни. (İnsanlar yalnız kalmak istiyorsa kendini onlara dayatmamalısın.)

Она любит навязываться с ненужными советами. (Gereksiz tavsiyeler vererek kendini dayatmayı seviyor.)

Мне неприятно, когда кто-то навязывается в личную жизнь других людей. (Birinin başkalarının özel hayatına kendini dayatması beni rahatsız ediyor.)

Он часами навязывался собеседнику, не замечая его усталости. (Muhatabının yorgunluğunu fark etmeden saatlerce kendini ona dayattı.)

После долгих уговоров он всё-таки навязался к нам в поездку. (Uzun ısrarların ardından sonunda bizim gezimize kendini dahil ettirdi.)

Она навязалась в гости, хотя хозяева явно хотели отдохнуть. (Ev sahipleri açıkça dinlenmek istese de o kendini ziyarete davet ettirdi.)

Новый знакомый быстро навязался мне в друзья. (Yeni tanıştığım kişi kısa sürede kendini bana arkadaş olarak kabul ettirdi.)

Он навязался сопровождать меня до дома, и я не смогла отказаться. (Bana eve kadar eşlik etmeyi dayattı ve ben reddedemedim.)

Продавец навязался помочь, а потом потребовал дополнительную плату. (Satıcı yardım etmeyi dayattı, sonra da ek ücret talep etti.)