Надвигать-Надвинуть

Надвигать

Üzerine çekmek, yaklaştırmak

Надвинуть

Üzerine çekmek, yaklaştırmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Надвигать Geçmiş Zaman : надвигавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Надвигать Şimdiki Zaman :
  • Надвигать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Надвигать Edilgen Şimdiki Zaman : надвигаемый
  • Надвинуть Geçmiş Zaman : надвинувший
  • Надвинуть Edilgen Geçmiş Zaman : надвинутый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Надвигать Şimdiki Zaman : надвигая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Надвинуть Geçmiş Zaman : надвинув

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Он всегда надвигает шапку на глаза, когда выходит на улицу. (Dışarı çıktığında her zaman şapkasını gözlerinin üzerine çeker.)

Рабочие медленно надвигают тяжёлую конструкцию к стене. (İşçiler ağır yapıyı yavaşça duvara doğru yaklaştırıyor.)

Она надвигает занавеску, чтобы солнце не мешало работать. (Güneş çalışmasını engellemesin diye perdeyi üzerine çekiyor.)

Серые тучи надвигают на город ощущение приближающейся грозы. (Gri bulutlar şehre yaklaşan fırtına hissini veriyor.)

Он осторожно надвигал крышку на коробку. (Kapağı kutunun üzerine dikkatlice geçiriyordu.)

Мужчина надвинул капюшон на голову и вышел из дома. (Adam kapüşonunu başının üzerine çekip evden çıktı.)

Рабочие надвинули шкаф к окну, освободив проход. (İşçiler geçiş yolunu açarak dolabı pencereye doğru yaklaştırdılar.)

Она надвинула очки на переносицу и продолжила читать. (Gözlüğünü burnunun üzerine çekip okumaya devam etti.)

Ветер надвинул тучи на побережье, и начался сильный дождь. (Rüzgâr bulutları kıyıya doğru sürükledi ve şiddetli yağmur başladı.)

Он надвинул одеяло на плечи, потому что в комнате стало холодно. (Oda soğuduğu için battaniyeyi omuzlarının üzerine çekti.)