Поведывать-Поведать

Поведывать

Anlatmak, söylemek

Поведать

Anlatmak, söylemek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Поведывать Geçmiş Zaman : поведывавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Поведывать Şimdiki Zaman :
  • Поведывать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Поведывать Edilgen Şimdiki Zaman : поведываемый
  • Поведать Geçmiş Zaman : поведавший
  • Поведать Edilgen Geçmiş Zaman : поведанный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Поведывать Şimdiki Zaman : поведывая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Поведать Geçmiş Zaman : поведав

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Старик любил поведывать молодым людям истории о своей юности. (Yaşlı adam gençlere gençliğiyle ilgili hikâyeler anlatmayı severdi.)

Она часто поведывала друзьям о путешествиях по Сибири. (O, arkadaşlarına Sibirya gezilerini sık sık anlatırdı.)

Писатель поведывал читателям о жизни простых людей. (Yazar okuyuculara sıradan insanların hayatını anlatıyordu.)

Он продолжал поведывать свои воспоминания, несмотря на поздний час. (Geç saate rağmen anılarını anlatmaya devam etti.)

Бабушка тихо поведывала внукам старинные семейные предания. (Büyükanne torunlarına eski aile hikâyelerini sessizce anlatırdı.)

Наконец он поведал нам правду о случившемся. (Sonunda olanlarla ilgili gerçeği bize anlattı.)

Путешественник поведал слушателям о далёкой стране. (Gezgin dinleyicilere uzak bir ülkeyi anlattı.)

Она поведала историю, которую долго хранила в тайне. (Uzun süre sır olarak sakladığı hikâyeyi anlattı.)

В письме он поведал брату о своих сомнениях и надеждах. (Mektubunda kardeşine şüphelerini ve umutlarını anlattı.)

Свидетель поведал следователю всё, что видел в тот вечер. (Tanık, o akşam gördüğü her şeyi soruşturmacıya anlattı.)