Подстрекать-Подстрекнуть

Подстрекать

Kışkırtmak, tahrik etmek

Подстрекнуть

Kışkırtmak, tahrik etmek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Подстрекать Geçmiş Zaman : подстрекавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Подстрекать Şimdiki Zaman :
  • Подстрекать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Подстрекать Edilgen Şimdiki Zaman : подстрекаемый
  • Подстрекнуть Geçmiş Zaman : подстрекнувший
  • Подстрекнуть Edilgen Geçmiş Zaman :

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Подстрекать Şimdiki Zaman : подстрекая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Подстрекнуть Geçmiş Zaman : подстрекнув

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Он постоянно подстрекает друзей спорить с учителем. (Arkadaşlarını öğretmenle tartışmaları için sürekli kışkırtıyor.)

Некоторые пользователи подстрекают людей к агрессивному поведению. (Bazı kullanıcılar insanları saldırgan davranışlara kışkırtıyor.)

Не следует подстрекать ребёнка отвечать грубостью на грубость. (Çocuğu kabalığa kabalıkla karşılık vermesi için kışkırtmamak gerekir.)

Политик обвинил оппонента в том, что тот подстрекает толпу. (Politikacı rakibini kalabalığı kışkırtmakla suçladı.)

Он подстрекал коллег открыто критиковать руководство. (Çalışma arkadaşlarını yönetimi açıkça eleştirmeleri için kışkırttı.)

Его слова подстрекнули людей к протесту. (Sözleri insanları protestoya kışkırttı.)

Один провокатор подстрекнул толпу к беспорядкам. (Bir provokatör kalabalığı kargaşa çıkarmaya kışkırttı.)

Она подстрекнула брата бросить вызов сопернику. (Kardeşini rakibine meydan okumaya kışkırttı.)

Журналист подстрекнул общественность обсудить эту проблему. (Gazeteci kamuoyunu bu sorunu tartışmaya teşvik etti.)

Его резкое заявление подстрекнуло участников к конфликту. (Onun sert açıklaması katılımcıları çatışmaya kışkırttı.)