Постигать-Постигнуть

Постигать

Kavramak

Постигнуть

Kavramak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Постигать Geçmiş Zaman : постигавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Постигать Şimdiki Zaman :
  • Постигать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Постигать Edilgen Şimdiki Zaman : постигаемый
  • Постигнуть Geçmiş Zaman : постигнувший
  • Постигнуть Edilgen Geçmiş Zaman : постигнутый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Постигать Şimdiki Zaman : постигая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Постигнуть Geçmiş Zaman : постигнув

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Студенты постепенно постигают сложные законы физики. (Öğrenciler karmaşık fizik yasalarını yavaş yavaş kavrıyor.)

Она стремится постигать смысл произведений русских писателей. (O, Rus yazarların eserlerinin anlamını kavramaya çalışıyor.)

С возрастом человек начинает постигать истинную ценность времени. (İnsan yaşlandıkça zamanın gerçek değerini kavramaya başlar.)

Учёный годами постигал тайны человеческого мозга. (Bilim insanı yıllarca insan beyninin sırlarını kavramaya çalıştı.)

Он много читал, чтобы постигать глубины философии. (Felsefenin derinliklerini kavramak için çok okudu.)

После долгих размышлений он постиг сущность этой проблемы. (Uzun düşüncelerden sonra bu sorunun özünü kavradı.)

Наконец она постигла, почему проект оказался неудачным. (Sonunda projenin neden başarısız olduğunu kavradı.)

Учёный постиг важный принцип работы новой системы. (Bilim insanı yeni sistemin işleyişindeki önemli bir prensibi kavradı.)

Он постиг всю серьёзность ситуации только вечером. (Durumun ciddiyetini ancak akşam kavradı.)

После этого разговора я постиг истинную причину его поступка. (Bu konuşmadan sonra onun davranışının gerçek nedenini kavradım.)