Постылеть-Опостылеть

Постылеть

Bıktırıcı hale gelmek

Опостылеть

Bıktırıcı hale gelmek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Постылеть Geçmiş Zaman : постылевший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Постылеть Şimdiki Zaman :
  • Постылеть Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Постылеть Edilgen Şimdiki Zaman :
  • Опостылеть Geçmiş Zaman : опостылевший
  • Опостылеть Edilgen Geçmiş Zaman :

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Постылеть Şimdiki Zaman : постылея

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Опостылеть Geçmiş Zaman : опостылев

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Эта однообразная работа постепенно постылеет, если ничего не менять. (Hiçbir şey değiştirilmezse bu tekdüze iş zamanla bıktırıcı hale gelir.)

Ему начинает постылеть жизнь в маленьком городе. (Küçük şehirdeki yaşam ona bıktırıcı gelmeye başlıyor.)

Старые ссоры со временем постылеют и потеряют значение. (Eski kavgalar zamanla bıktırıcı hale gelecek ve önemini yitirecek.)

Ожидание без новостей быстро постылеет. (Habersiz beklemek kısa sürede bıktırıcı hale gelir.)

Ей постылели постоянные жалобы коллег. (Meslektaşlarının sürekli şikâyetleri onu bıktırdı.)

Мне окончательно опостылела эта бессмысленная рутина. (Bu anlamsız rutin beni tamamen bıktırdı.)

После нескольких месяцев дождей ему опостылела пасмурная погода. (Aylarca süren yağmurlardan sonra kapalı hava onu bıktırdı.)

Ему опостылели пустые обещания политиков. (Siyasetçilerin boş vaatleri onu bıktırdı.)

Эта квартира так опостылела ей, что она решила переехать. (Bu daire onu o kadar bıktırdı ki taşınmaya karar verdi.)

К концу поездки нам опостылели бесконечные экскурсии. (Gezinin sonunda bitmek bilmeyen gezilerden bıktık.)