Превозносить-Превознести

Превозносить

Övmek, yüceltmek

Превознести

Övmek, yüceltmek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Превозносить Geçmiş Zaman : превозносивший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Превозносить Şimdiki Zaman :
  • Превозносить Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Превозносить Edilgen Şimdiki Zaman : превозносимый
  • Превознести Geçmiş Zaman : превознёсший
  • Превознести Edilgen Geçmiş Zaman : превознесённый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Превозносить Şimdiki Zaman : превознося

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Превознести Geçmiş Zaman : превознёсши

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Журналисты часто превозносят этого спортсмена за его упорство. (Gazeteciler bu sporcuyu azmi nedeniyle sık sık övüyor.)

Не стоит превозносить одного человека и забывать о работе всей команды. (Bir kişiyi yüceltip bütün ekibin çalışmasını unutmamak gerekir.)

Она любит превозносить достижения своих учеников перед родителями. (O, öğrencilerinin başarılarını velilerin önünde övmeyi seviyor.)

Некоторые критики слишком превозносят этот роман. (Bazı eleştirmenler bu romanı gereğinden fazla yüceltiyor.)

Он постоянно превозносит своего начальника, чтобы получить повышение. (Terfi almak için yöneticisini sürekli övüyor.)

На церемонии директор превознёс победителей конкурса. (Müdür törende yarışmanın kazananlarını övdü.)

Учитель превознёс вклад каждого участника проекта. (Öğretmen projeye katılan herkesin katkısını yüceltti.)

В своей речи она превознесла мужество спасателей. (Konuşmasında kurtarma görevlilerinin cesaretini övdü.)

Автор превознёс простых людей, которые помогали друг другу во время кризиса. (Yazar kriz sırasında birbirlerine yardım eden sıradan insanları yüceltti.)

Он превознёс её талант, но забыл упомянуть о её трудолюбии. (Onun yeteneğini övdü ama çalışkanlığından söz etmeyi unuttu.)