Предугадывать-Предугадать

Предугадывать

Önceden tahmin etmek

Предугадать

Önceden tahmin etmek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Предугадывать Geçmiş Zaman : предугадывавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Предугадывать Şimdiki Zaman :
  • Предугадывать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Предугадывать Edilgen Şimdiki Zaman : предугадываемый
  • Предугадать Geçmiş Zaman : предугадавший
  • Предугадать Edilgen Geçmiş Zaman : предугаданный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Предугадывать Şimdiki Zaman : предугадывая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Предугадать Geçmiş Zaman : предугадав

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Она часто предугадывает желания своих друзей. (O, arkadaşlarının isteklerini sık sık önceden tahmin eder.)

Опытный врач умеет предугадывать развитие болезни. (Deneyimli bir doktor hastalığın gelişimini önceden tahmin edebilir.)

Я пытался предугадывать вопросы преподавателя. (Öğretmenin sorularını önceden tahmin etmeye çalıştım.)

По его поведению трудно предугадывать дальнейшие события. (Davranışlarına bakarak sonraki olayları önceden tahmin etmek zordur.)

Синоптики не всегда могут предугадывать резкие изменения погоды. (Meteorologlar havadaki ani değişiklikleri her zaman önceden tahmin edemez.)

Никто не смог предугадать такой неожиданный результат. (Hiç kimse böyle beklenmedik bir sonucu önceden tahmin edemedi.)

Она сразу предугадала, чем закончится этот разговор. (Bu konuşmanın nasıl biteceğini hemen önceden tahmin etti.)

Учёные успешно предугадали направление движения урагана. (Bilim insanları kasırganın hareket yönünü başarıyla önceden tahmin ettiler.)

Я не мог предугадать его настоящие намерения. (Onun gerçek niyetlerini önceden tahmin edemedim.)

Команда смогла предугадать действия соперника и подготовиться. (Takım rakibin hamlelerini önceden tahmin edip hazırlanabildi.)