Прижиматься-Прижаться

Прижиматься

sıkılmak, bastırmak

Прижаться

sıkılmak, bastırmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Прижиматься Geçmiş Zaman : прижимавшийся

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Прижиматься Şimdiki Zaman :
  • Прижиматься Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Прижиматься Edilgen Şimdiki Zaman :
  • Прижаться Geçmiş Zaman : прижавшийся
  • Прижаться Edilgen Geçmiş Zaman :

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Прижиматься Şimdiki Zaman : прижимаясь

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Прижаться Geçmiş Zaman : прижавшись

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Я прижался к двери и не мог двинуться. (Kapıya yapıştım ve hareket edemedim.)

Он прижимал мешок к груди, пока шел по улице. (Sokakta yürürken çantayı göğsüne bastırıyordu.)

Мы прижались друг к другу, чтобы согреться. (Isınmak için birbirimize yaklaştık.)

Дети прижались к маме, испугавшись громкого звука. (Yüksek bir ses duyunca annelerine sokuldular.)

Она прижалась к стене, надеясь, что ее не заметят. (Duvara yaslandı, umutla farkedilmeyeceğini düşündü.)

Он прижался к ней сильнее, чувствуя растущую привязанность. (Bağlılık hissi arttıkça ona daha sıkı sarıldı.)

Она прижалась к окну, вглядываясь в далекие горы. (Uzak dağlara bakarak pencereye yaslandı.)

Он прижался ко мне, словно боясь, что его утащат. (Onu çalacaklar diye benden korkar gibi bana yaslandı.)

Мы прижались друг к другу, пытаясь укрыться от дождя. (Yağmurdan korunmaya çalışarak birbirimize sokulduk.)

Она прижалась к нему, ощущая его тепло. (Onun sıcağını hissederek ona sokuldu.)