Принуждать-Принудить

Принуждать

Zorlamak

Принудить

Zorlamak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Принуждать Geçmiş Zaman : принуждавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Принуждать Şimdiki Zaman :
  • Принуждать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Принуждать Edilgen Şimdiki Zaman : принуждаемый
  • Принудить Geçmiş Zaman : принудивший
  • Принудить Edilgen Geçmiş Zaman : принуждённый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Принуждать Şimdiki Zaman : принуждая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Принудить Geçmiş Zaman : принудив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Никто не должен принуждать человека менять свои убеждения. (Hiç kimse bir insanı inançlarını değiştirmeye zorlamamalı.)

Родители не принуждают детей выбирать определённую профессию. (Ebeveynler çocuklarını belirli bir meslek seçmeye zorlamıyor.)

Обстоятельства иногда принуждают нас принимать трудные решения. (Koşullar bazen bizi zor kararlar almaya zorluyor.)

Он пытался принуждать коллег работать сверхурочно. (Meslektaşlarını fazla mesai yapmaya zorlamaya çalışıyordu.)

Страх не должен принуждать людей отказываться от своих планов. (Korku insanları planlarından vazgeçmeye zorlamamalı.)

Сильный дождь принудил нас отменить поездку. (Şiddetli yağmur bizi geziyi iptal etmeye zorladı.)

Работодатель принудил сотрудников подписать новый договор. (İşveren çalışanları yeni sözleşmeyi imzalamaya zorladı.)

Экономический кризис принудил компанию сократить расходы. (Ekonomik kriz şirketi masrafları azaltmaya zorladı.)

Полиция принудила нарушителя покинуть здание. (Polis ihlal edeni binayı terk etmeye zorladı.)

Эта ситуация принудила меня пересмотреть своё решение. (Bu durum beni kararımı yeniden gözden geçirmeye zorladı.)