Приукрашивать-Приукрасить

Приукрашивать

Süslemek, olduğundan güzel göstermek

Приукрасить

Süslemek, olduğundan güzel göstermek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Приукрашивать Geçmiş Zaman : приукрашивавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Приукрашивать Şimdiki Zaman :
  • Приукрашивать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Приукрашивать Edilgen Şimdiki Zaman : приукрашиваемый
  • Приукрасить Geçmiş Zaman : приукрасивший
  • Приукрасить Edilgen Geçmiş Zaman : приукрашенный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Приукрашивать Şimdiki Zaman : приукрашивая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Приукрасить Geçmiş Zaman : приукрасив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Он любит приукрашивать свои рассказы. (Hikâyelerini olduğundan güzel göstermeyi seviyor.)

Не стоит приукрашивать реальные трудности проекта. (Projenin gerçek zorluklarını olduğundan güzel göstermemek gerekir.)

Она часто приукрашивает факты, чтобы произвести впечатление. (Etkilemek için gerçekleri sık sık süslüyor.)

Журналисты иногда приукрашивают новости ради внимания читателей. (Gazeteciler bazen okuyucuların ilgisini çekmek için haberleri süslüyor.)

Он приукрашивает свой опыт в резюме. (Özgeçmişinde deneyimini olduğundan daha iyi gösteriyor.)

Она приукрасила историю, добавив несколько вымышленных деталей. (Birkaç uydurma ayrıntı ekleyerek hikâyeyi süsledi.)

Он приукрасил результаты исследования в своём докладе. (Raporunda araştırmanın sonuçlarını olduğundan güzel gösterdi.)

Компания приукрасила описание товара в рекламе. (Şirket reklamda ürünün tanımını olduğundan güzel gösterdi.)

Она приукрасила правду, чтобы не расстроить родителей. (Anne babasını üzmemek için gerçeği süsledi.)

Автор приукрасил события и сделал рассказ более интересным. (Yazar olayları süsledi ve hikâyeyi daha ilginç hâle getirdi.)