Прославлять-Прославить

Прославлять

Yüceltmek, şöhrete kavuşturmak

Прославить

Yüceltmek, şöhrete kavuşturmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Прославлять Geçmiş Zaman : прославлявший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Прославлять Şimdiki Zaman :
  • Прославлять Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Прославлять Edilgen Şimdiki Zaman : прославляемый
  • Прославить Geçmiş Zaman : прославивший
  • Прославить Edilgen Geçmiş Zaman : прославленный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Прославлять Şimdiki Zaman : прославляя

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Прославить Geçmiş Zaman : прославив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Поэты прославляют красоту родной страны в своих произведениях. (Şairler eserlerinde ülkelerinin güzelliğini yüceltiyor.)

Эта песня прославляет мужество простых людей. (Bu şarkı sıradan insanların cesaretini yüceltiyor.)

Журналисты часто прославляют спортсменов после важных побед. (Gazeteciler önemli zaferlerden sonra sporcuları sık sık yüceltiyor.)

Учёные прославляют университет своими открытиями. (Bilim insanları buluşlarıyla üniversiteyi yüceltiyor.)

Картина прославляет труд человека и его связь с природой. (Bu tablo insanın emeğini ve doğayla bağını yüceltiyor.)

Его научное открытие прославило университет на весь мир. (Bilimsel keşfi üniversiteyi tüm dünyada ünlü yaptı.)

Победа в соревновании прославила молодую команду. (Yarışmadaki zafer genç takımı ünlü yaptı.)

Этот фильм прославил режиссёра далеко за пределами страны. (Bu film yönetmeni ülke sınırlarının çok ötesinde ünlü yaptı.)

Она хотела прославить имя своего учителя честным трудом. (Dürüst çalışmalarıyla öğretmeninin adını yüceltmek istedi.)

Неожиданное выступление прославило певца среди международной публики. (Beklenmedik performans şarkıcıyı uluslararası izleyiciler arasında ünlü yaptı.)