Прослеживать-Проследить

Прослеживать

İzlemek, takip etmek

Проследить

İzlemek, takip etmek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Прослеживать Geçmiş Zaman : прослеживавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Прослеживать Şimdiki Zaman :
  • Прослеживать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Прослеживать Edilgen Şimdiki Zaman : прослеживаемый
  • Проследить Geçmiş Zaman : проследивший
  • Проследить Edilgen Geçmiş Zaman : прослеженный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Прослеживать Şimdiki Zaman : прослеживая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Проследить Geçmiş Zaman : проследив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Учёные прослеживают изменения климата в разных регионах. (Bilim insanları farklı bölgelerdeki iklim değişikliklerini izliyor.)

Полиция прослеживает маршрут подозреваемого. (Polis şüphelinin güzergâhını takip ediyor.)

В книге автор прослеживает развитие главного героя. (Yazar kitapta başkahramanın gelişimini izliyor.)

Мы прослеживаем каждый этап выполнения проекта. (Projenin her aşamasını takip ediyoruz.)

Историки прослеживают влияние этой реформы на общество. (Tarihçiler bu reformun toplum üzerindeki etkisini izliyor.)

Мне удалось проследить всю историю платежей. (Ödeme geçmişinin tamamını takip etmeyi başardım.)

Врач проследил за состоянием пациента в течение ночи. (Doktor gece boyunca hastanın durumunu takip etti.)

Мы проследили, откуда поступил этот сигнал. (Bu sinyalin nereden geldiğini takip ettik.)

Редактор проследил, чтобы все факты были проверены. (Editör bütün gerçeklerin kontrol edilmesini sağladı.)

Она проследила за ребёнком до самого дома. (Çocuğu evine kadar takip etti.)