Равняться-Поравняться

Равняться

Örnek almak, eşit olmak

Поравняться

Örnek almak, eşit olmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Равняться Geçmiş Zaman : равнявшийся

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Равняться Şimdiki Zaman :
  • Равняться Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Равняться Edilgen Şimdiki Zaman :
  • Поравняться Geçmiş Zaman : поравнявшийся
  • Поравняться Edilgen Geçmiş Zaman :

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Равняться Şimdiki Zaman : равняясь

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Поравняться Geçmiş Zaman : поравнявшись

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Многие молодые спортсмены равняются на известных чемпионов. (Birçok genç sporcu ünlü şampiyonları örnek alır.)

Он всегда равняется на своего старшего брата. (O her zaman ağabeyini örnek alır.)

Наша команда старается равняться на лучших специалистов отрасли. (Ekibimiz sektördeki en iyi uzmanları örnek almaya çalışıyor.)

Не стоит равняться на людей, которые добились успеха нечестным путём. (Başarıya dürüst olmayan yollarla ulaşan insanları örnek almamak gerekir.)

Чтобы развиваться профессионально, полезно равняться на опытных коллег. (Mesleki olarak gelişmek için deneyimli meslektaşları örnek almak faydalıdır.)

На последнем круге наш бегун поравнялся с лидером. (Son turda koşucumuz liderle aynı hizaya geldi.)

Через несколько минут мы поравнялись с автобусом. (Birkaç dakika sonra otobüsle aynı hizaya geldik.)

Две команды поравнялись по количеству набранных очков. (İki takım kazanılan puan sayısında eşitlendi.)

Он быстро поравнялся с соперником и продолжил бежать рядом. (Rakibine hızla yetişti ve yanında koşmaya devam etti.)

После второго тайма счёт поравнялся. (İkinci yarıdan sonra skor eşitlendi.)