Развращать-Развратить

Развращать

Yozlaştırmak

Развратить

Yozlaştırmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Развращать Geçmiş Zaman : развращавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Развращать Şimdiki Zaman :
  • Развращать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Развращать Edilgen Şimdiki Zaman : развращаемый
  • Развратить Geçmiş Zaman : развративший
  • Развратить Edilgen Geçmiş Zaman : развращённый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Развращать Şimdiki Zaman : развращая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Развратить Geçmiş Zaman : развратив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Некоторые фильмы могут развращать неподготовленных зрителей. (Bazı filmler hazırlıksız izleyicileri yozlaştırabilir.)

Деньги не должны развращать человека и менять его ценности. (Para insanı yozlaştırmamalı ve değerlerini değiştirmemelidir.)

Он считал, что власть постепенно развращает политиков. (O, iktidarın politikacıları yavaş yavaş yozlaştırdığını düşünüyordu.)

Плохая компания часто развращает подростков. (Kötü çevre çoğu zaman ergenleri yozlaştırır.)

Учитель предупреждал, что безнаказанность может развращать общество. (Öğretmen cezasızlığın toplumu yozlaştırabileceği konusunda uyarıyordu.)

Жадность окончательно развратила его и лишила совести. (Açgözlülük onu tamamen yozlaştırdı ve vicdanını elinden aldı.)

Эта среда развратила многих молодых людей. (Bu çevre birçok genç insanı yozlaştırdı.)

Безграничная власть развратила правителя. (Sınırsız güç hükümdarı yozlaştırdı.)

Он понял, что лёгкие деньги развратили его друзей. (Kolay paranın arkadaşlarını yozlaştırdığını anladı.)

Скандал показал, как коррупция развратила всю систему. (Skandal, yolsuzluğun tüm sistemi nasıl yozlaştırdığını gösterdi.)