Расшатывать-Расшатать

Расшатывать

Gevşetmek, sallayarak oynatmak

Расшатать

Gevşetmek, sallayarak oynatmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Расшатывать Geçmiş Zaman : расшатывавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Расшатывать Şimdiki Zaman :
  • Расшатывать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Расшатывать Edilgen Şimdiki Zaman : расшатываемый
  • Расшатать Geçmiş Zaman : расшатавший
  • Расшатать Edilgen Geçmiş Zaman : расшатанный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Расшатывать Şimdiki Zaman : расшатывая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Расшатать Geçmiş Zaman : расшатав

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Он постоянно расшатывает зуб языком. (Diliyle dişini sürekli sallayarak oynatıyor.)

Сильный ветер расшатывает старую вывеску. (Şiddetli rüzgâr eski tabelayı sallayıp gevşetiyor.)

Не расшатывай стул, он может сломаться. (Sandalyeyi sallayıp durma, kırılabilir.)

Рабочие расшатывают камень, чтобы вынуть его из стены. (İşçiler taşı duvardan çıkarmak için onu sallayarak gevşetiyorlar.)

Постоянные споры расшатывают доверие между партнёрами. (Sürekli tartışmalar ortaklar arasındaki güveni sarsıyor.)

Мальчик расшатал молочный зуб и показал его матери. (Çocuk süt dişini sallayarak gevşetti ve annesine gösterdi.)

Буря расшатала несколько досок на крыше. (Fırtına çatının birkaç tahtasını gevşetti.)

Неосторожные действия расшатали его положение в компании. (Dikkatsiz davranışları şirketteki konumunu sarstı.)

Мастер расшатал ржавый болт и наконец снял деталь. (Usta paslı cıvatayı gevşetti ve sonunda parçayı çıkardı.)

Этот скандал расшатал доверие общества к организации. (Bu skandal toplumun kuruma duyduğu güveni sarstı.)