Сгущать-Сгустить

Сгущать

Koyulaştırmak, yoğunlaştırmak

Сгустить

Koyulaştırmak, yoğunlaştırmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Сгущать Geçmiş Zaman : сгущавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Сгущать Şimdiki Zaman :
  • Сгущать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Сгущать Edilgen Şimdiki Zaman : сгущаемый
  • Сгустить Geçmiş Zaman : сгустивший
  • Сгустить Edilgen Geçmiş Zaman : сгущённый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Сгущать Şimdiki Zaman : сгущая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Сгустить Geçmiş Zaman : сгустив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Повар постепенно сгущает соус на медленном огне. (Aşçı sosu kısık ateşte yavaş yavaş koyulaştırıyor.)

Крахмал помогает сгущать суп и придаёт ему более плотную консистенцию. (Nişasta çorbayı koyulaştırmaya ve ona daha yoğun bir kıvam vermeye yardımcı olur.)

Она сгущает сливки, постоянно помешивая их венчиком. (Kremayı çırpıcıyla sürekli karıştırarak koyulaştırıyor.)

Холод постепенно сгущает жидкость в открытой ёмкости. (Soğuk, açık kaptaki sıvıyı yavaş yavaş yoğunlaştırıyor.)

Художник сгущает краски, чтобы получить более выразительные оттенки. (Ressam daha etkileyici tonlar elde etmek için boyaları yoğunlaştırıyor.)

Повар сгустил соус, добавив немного муки. (Aşçı biraz un ekleyerek sosu koyulaştırdı.)

Она сгустила крем и использовала его для украшения торта. (Kremayı koyulaştırdı ve pastayı süslemek için kullandı.)

Технолог сгустил раствор до необходимой концентрации. (Teknolog çözeltiyi gerekli yoğunluğa kadar koyulaştırdı.)

Мы сгустили краску, чтобы она не растекалась по поверхности. (Yüzeye yayılmaması için boyayı koyulaştırdık.)

Длительное кипячение сгустило бульон и сделало его более насыщенным. (Uzun süre kaynatmak suyu koyulaştırdı ve tadını daha yoğun hâle getirdi.)