Сплёвывать-Сплюнуть

Сплёвывать

Tükürmek

Сплюнуть

Tükürmek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Сплёвывать Geçmiş Zaman : сплёвывавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Сплёвывать Şimdiki Zaman :
  • Сплёвывать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Сплёвывать Edilgen Şimdiki Zaman : сплёвываемый
  • Сплюнуть Geçmiş Zaman : сплюнувший
  • Сплюнуть Edilgen Geçmiş Zaman : сплюнутый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Сплёвывать Şimdiki Zaman : сплёвывая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Сплюнуть Geçmiş Zaman : сплюнув

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Он постоянно сплёвывает на землю, хотя это запрещено. (Yasak olmasına rağmen sürekli yere tükürüyor.)

Рабочий сплёвывает песок, который попал ему в рот. (İşçi ağzına giren kumu tükürüyor.)

Некоторые люди сплёвывают после того, как попробуют слишком горькое лекарство. (Bazı insanlar çok acı bir ilacı tattıktan sonra tükürür.)

Мальчик сплёвывает воду после полоскания рта. (Çocuk ağzını çalkaladıktan sonra suyu tükürüyor.)

Он нервно сплёвывает, когда долго разговаривает на морозе. (Soğukta uzun süre konuştuğunda gergin bir şekilde tükürüyor.)

Ребёнок сплюнул косточку на тарелку. (Çocuk çekirdeği tabağa tükürdü.)

Он сплюнул горькую жидкость и попросил воды. (Acı sıvıyı tükürüp su istedi.)

Путешественник сплюнул песок и продолжил идти. (Yolcu kumu tükürüp yürümeye devam etti.)

Кот сплюнул таблетку и спрятался под диваном. (Kedi hapı tükürüp kanepenin altına saklandı.)

Он сплюнул на землю, не заметив стоявшего рядом ребёнка. (Yanında duran çocuğu fark etmeden yere tükürdü.)