Язвить-Съязвить

Язвить

İğnelemek, laf sokmak

Съязвить

İğnelemek, laf sokmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Язвить Geçmiş Zaman : язвивший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Язвить Şimdiki Zaman :
  • Язвить Edilgen Geçmiş Zaman : язвлённый
  • Язвить Edilgen Şimdiki Zaman : язвимый
  • Съязвить Geçmiş Zaman : съязвивший
  • Съязвить Edilgen Geçmiş Zaman : съязвлённый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Язвить Şimdiki Zaman : язвя

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Съязвить Geçmiş Zaman : съязвив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Он любит язвить, когда кто-то делает ошибку. (Birisi hata yaptığında laf sokmayı seviyor.)

Не нужно язвить по поводу внешности других людей. (Başka insanların görünüşü hakkında iğneleyici konuşmaya gerek yok.)

Она язвит, потому что чувствует себя неуверенно. (Kendini güvensiz hissettiği için laf sokuyor.)

Коллега постоянно язвит и создаёт напряжённую атмосферу. (İş arkadaşı sürekli iğneliyor ve gergin bir ortam yaratıyor.)

Он обычно не язвит, но сегодня был особенно раздражён. (O genellikle laf sokmaz ama bugün özellikle sinirliydi.)

На мой вопрос он съязвил и отвернулся. (Soruma laf sokarak cevap verdi ve arkasını döndü.)

Она съязвила насчёт моего опоздания. (Geç kalmamla ilgili iğneleyici bir laf etti.)

Вместо ответа он съязвил, что я слишком много спрашиваю. (Cevap vermek yerine çok fazla soru sorduğumu söyleyerek laf soktu.)

Он съязвил, что без его помощи мы ничего не умеем. (Onun yardımı olmadan hiçbir şey yapamadığımızı söyleyerek iğneledi.)

Я хотел объяснить ситуацию, но он съязвил и прервал меня. (Durumu açıklamak istedim ama o laf sokup sözümü kesti.)