Вкладывать-Вложить

Вкладывать

yatırma

Вложить

yatırma

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Вкладывать Geçmiş Zaman : вкладывавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Вкладывать Şimdiki Zaman :
  • Вкладывать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Вкладывать Edilgen Şimdiki Zaman : вкладываемый
  • Вложить Geçmiş Zaman : вложивший
  • Вложить Edilgen Geçmiş Zaman : вложенный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Вкладывать Şimdiki Zaman : вкладывая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Вложить Geçmiş Zaman : вложив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Я должен вложить все свои сбережения в акции. (Tüm birikimlerimi hisse senetlerine yatırmalıyım.)

Он сегодня вложил много усилий в подготовку к экзаменам. (Bugün sınavlara hazırlanmaya çok çaba harcadı.)

Моя мама вложила много любви в приготовление этого торта. (Annem bu pastayı yaparken çok sevgi kattı.)

Они вложили все свои накопления в строительство нового дома. (Tüm birikimlerini yeni bir ev inşaatına yatırdılar.)

Она вложила много времени и энергии в этот проект. (Bu projeye çok zaman ve enerji harcadı.)

Я горжусь тем, что вложил столько труда в свое образование. (Eğitimime bu kadar çok emek harcadığım için gurur duyuyorum.)

Он вложил капитал в развитие собственного бизнеса. (Kendi işini geliştirmek için sermaye yatırdı.)

Компания решила вложить дополнительные средства в исследования и разработки. (Şirket, araştırma ve geliştirmeye ek kaynak yatırma kararı aldı.)

Его предложение вложить средства в недвижимость было принято с опаской. (Mülk yatırımına fon sağlama teklifi tedirginlikle karşılandı.)

Учитывая риски, она решила вложить деньги в ценные бумаги. (Riskleri göz önünde bulundurarak, parayı menkul kıymetlere yatırmaya karar verdi.)