Вляпываться-Вляпаться

Вляпываться

Başını derde sokmak

Вляпаться

Başını derde sokmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Вляпываться Geçmiş Zaman : вляпывавшийся

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Вляпываться Şimdiki Zaman :
  • Вляпываться Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Вляпываться Edilgen Şimdiki Zaman :
  • Вляпаться Geçmiş Zaman : вляпавшийся
  • Вляпаться Edilgen Geçmiş Zaman :

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Вляпываться Şimdiki Zaman : вляпываясь

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Вляпаться Geçmiş Zaman : вляпавшись

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Он постоянно вляпывается в неприятные истории. (Sürekli başını tatsız işlere sokuyor.)

Не хочу вляпываться в чужие семейные проблемы. (Başkasının aile sorunlarına bulaşıp başımı derde sokmak istemiyorum.)

Она часто вляпывается в долги из-за необдуманных покупок. (Düşünmeden yaptığı alışverişler yüzünden sık sık borca batıyor.)

Мой брат легко вляпывается в сомнительные проекты. (Erkek kardeşim şüpheli projelere kolayca bulaşıyor.)

Люди иногда вляпываются в неприятности, доверяя незнакомцам. (İnsanlar bazen yabancılara güvenerek başlarını derde sokuyor.)

Он вляпался в большую неприятность из-за одной лжи. (Tek bir yalan yüzünden büyük bir derde bulaştı.)

Мы вляпались в долги после неудачного бизнеса. (Başarısız bir işten sonra borca battık.)

Она вляпалась в скандал, не проверив информацию. (Bilgiyi kontrol etmeden bir skandala karıştı.)

Турист вляпался в неприятную ситуацию на границе. (Turist sınırda tatsız bir duruma düştü.)

Я не хотел вляпаться в эту историю, но меня втянули. (Bu işe bulaşmak istemedim ama beni içine çektiler.)