Возглавлять-Возглавить

Возглавлять

Yönetmek, başkanlık etmek

Возглавить

Yönetmek, başkanlık etmek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Возглавлять Geçmiş Zaman : возглавлявший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Возглавлять Şimdiki Zaman :
  • Возглавлять Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Возглавлять Edilgen Şimdiki Zaman : возглавляемый
  • Возглавить Geçmiş Zaman : возглавивший
  • Возглавить Edilgen Geçmiş Zaman : возглавленный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Возглавлять Şimdiki Zaman : возглавляя

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Возглавить Geçmiş Zaman : возглавив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Опытный специалист возглавляет нашу исследовательскую группу. (Deneyimli bir uzman araştırma grubumuzu yönetiyor.)

Она уже несколько лет возглавляет международную организацию. (O birkaç yıldır uluslararası bir kuruluşa başkanlık ediyor.)

Молодой профессор возглавляет кафедру современной истории. (Genç profesör modern tarih bölümünü yönetiyor.)

Капитан возглавлял команду во время сложного турнира. (Kaptan zorlu turnuva sırasında takımı yönetiyordu.)

Этот политик долго возглавлял правительство страны. (Bu politikacı uzun süre ülke hükûmetine başkanlık etti.)

После выборов она возглавила новый комитет. (Seçimlerden sonra yeni komiteye başkanlık etti.)

Известный учёный возглавил международный проект. (Tanınmış bilim insanı uluslararası projeyi yönetti.)

Он возглавил компанию после ухода прежнего директора. (Önceki direktör ayrıldıktan sonra şirketi o yönetti.)

Молодая женщина возглавила экспедицию в горы. (Genç kadın dağlara yapılan keşif gezisini yönetti.)

Лучший игрок возглавил сборную команду. (En iyi oyuncu millî takımı yönetti.)