Воззревать-Воззреть

Воззревать

Dikkatle bakmak

Воззреть

Dikkatle bakmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Воззревать Geçmiş Zaman :

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Воззревать Şimdiki Zaman :
  • Воззревать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Воззревать Edilgen Şimdiki Zaman :
  • Воззреть Geçmiş Zaman : воззревший
  • Воззреть Edilgen Geçmiş Zaman :

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Воззревать Şimdiki Zaman :

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Воззреть Geçmiş Zaman : воззрев

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Учёный долго воззревал на древнюю карту, пытаясь понять маршрут путешественников. (Bilim insanı, yolcuların güzergâhını anlamaya çalışarak eski haritaya uzun süre dikkatle baktı.)

Она часто воззревает на море из окна своей комнаты. (O, odasının penceresinden sık sık denize bakar.)

Философ воззревал к небу и размышлял о смысле жизни. (Filozof gökyüzüne bakarak hayatın anlamı üzerine düşündü.)

Все присутствующие молча воззревали на странного гостя. (Orada bulunan herkes tuhaf konuğa sessizce baktı.)

Он воззревал на картину с таким вниманием, будто видел её впервые. (Tabloya, sanki onu ilk kez görüyormuş gibi büyük bir dikkatle baktı.)

Путник воззрел на заснеженные вершины и остановился. (Yolcu karlı zirvelere baktı ve durdu.)

Судья воззрел на обвиняемого и задал ему последний вопрос. (Hâkim sanığa baktı ve ona son soruyu sordu.)

Она воззрела на разрушенный дом, не скрывая своего удивления. (Yıkılmış eve şaşkınlığını gizlemeden baktı.)

Мальчик впервые воззрел на огромный водопад. (Çocuk ilk kez devasa şelaleye baktı.)

Старик воззрел к горизонту и тихо улыбнулся. (Yaşlı adam ufka baktı ve sessizce gülümsedi.)