Втолковывать-Втолковать

Втолковывать

Anlatıp kavratmaya çalışmak, kafasına sokmak

Втолковать

Anlatıp kavratmaya çalışmak, kafasına sokmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Втолковывать Geçmiş Zaman : втолковывавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Втолковывать Şimdiki Zaman :
  • Втолковывать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Втолковывать Edilgen Şimdiki Zaman : втолковываемый
  • Втолковать Geçmiş Zaman : втолковавший
  • Втолковать Edilgen Geçmiş Zaman : втолкованный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Втолковывать Şimdiki Zaman : втолковывая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Втолковать Geçmiş Zaman : втолковав

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Учитель долго втолковывает ученикам сложное правило. (Öğretmen zor kuralı öğrencilere uzun süre anlatıp kavratmaya çalışıyor.)

Я пытался втолковывать ему необходимость экономить деньги. (Ona para biriktirmenin gerekliliğini anlatmaya çalıştım.)

Она каждый день втолковывает детям правила безопасности. (Çocuklara her gün güvenlik kurallarını anlatıp kavratıyor.)

Родители постоянно втолковывали сыну, что нельзя опаздывать. (Ebeveynleri oğullarına geç kalmaması gerektiğini sürekli anlatıyordu.)

Начальник без конца втолковывает сотрудникам важность точности. (Yönetici çalışanlara doğruluğun önemini durmadan anlatıyor.)

Наконец мне удалось втолковать ему смысл этого решения. (Sonunda bu kararın anlamını ona kavratmayı başardım.)

Учитель втолковал классу, почему это правило необходимо. (Öğretmen bu kuralın neden gerekli olduğunu sınıfa anlattı.)

Она с трудом втолковала ребёнку, что нельзя трогать горячую плиту. (Sıcak ocağa dokunulmaması gerektiğini çocuğa güçlükle kavrattı.)

Врач втолковал пациенту, насколько важно соблюдать режим. (Doktor hastaya kurallı yaşamanın ne kadar önemli olduğunu anlattı.)

Он наконец втолковал коллегам, как работает новая система. (Sonunda yeni sistemin nasıl çalıştığını iş arkadaşlarına kavrattı.)