Доживать-Дожить

Доживать

Ömrünün sonuna kadar yaşamak

Дожить

Ömrünün sonuna kadar yaşamak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Доживать Geçmiş Zaman : доживавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Доживать Şimdiki Zaman :
  • Доживать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Доживать Edilgen Şimdiki Zaman : доживаемый
  • Дожить Geçmiş Zaman : доживший
  • Дожить Edilgen Geçmiş Zaman : дожитый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Доживать Şimdiki Zaman : доживая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Дожить Geçmiş Zaman : дожив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Он спокойно доживает последние годы в маленьком городке. (Son yıllarını küçük bir kasabada sakin bir şekilde geçiriyor.)

Бабушка доживает свой век в деревне. (Büyükannem ömrünün son yıllarını köyde geçiriyor.)

После выхода на пенсию он хочет доживать жизнь у моря. (Emekli olduktan sonra hayatının geri kalanını deniz kenarında geçirmek istiyor.)

Старый учёный доживал свои дни в окружении книг. (Yaşlı bilim insanı son günlerini kitapların arasında geçiriyordu.)

Они решили доживать старость вместе. (Yaşlılıklarını birlikte geçirmeye karar verdiler.)

Несмотря на трудности, он дожил до глубокой старости. (Zorluklara rağmen çok ileri bir yaşa kadar yaşadı.)

Она дожила до момента, когда её внуки окончили университет. (Torunlarının üniversiteyi bitirdiği zamanı görecek kadar yaşadı.)

Он мечтал дожить до возвращения сына. (Oğlunun dönüşünü görecek kadar yaşamayı hayal ediyordu.)

Нашему дедушке удалось дожить до ста лет. (Dedemiz yüz yaşına kadar yaşamayı başardı.)

Она дожила до того дня, когда её книга стала известной. (Kitabının ünlü olduğu günü görecek kadar yaşadı.)