Завоёвывать-Завоевать

Завоёвывать

Fethetmek

Завоевать

Fethetmek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Завоёвывать Geçmiş Zaman : завоёвывавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Завоёвывать Şimdiki Zaman :
  • Завоёвывать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Завоёвывать Edilgen Şimdiki Zaman : завоёвываемый
  • Завоевать Geçmiş Zaman : завоевавший
  • Завоевать Edilgen Geçmiş Zaman : завоёванный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Завоёвывать Şimdiki Zaman : завоёвывая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Завоевать Geçmiş Zaman : завоевав

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Армия постепенно завоёвывает новые территории. (Ordu yavaş yavaş yeni bölgeleri fethediyor.)

Этот спортсмен завоёвывает уважение зрителей честной игрой. (Bu sporcu dürüst oyunuyla seyircilerin saygısını kazanıyor.)

Компания активно завоёвывает рынок экологичных товаров. (Şirket çevre dostu ürünler pazarını aktif biçimde ele geçiriyor.)

Она легко завоёвывает доверие новых коллег. (Yeni çalışma arkadaşlarının güvenini kolayca kazanıyor.)

Учёные постепенно завоёвывают признание международного сообщества. (Bilim insanları uluslararası toplumun takdirini yavaş yavaş kazanıyor.)

Войска завоевали крепость после нескольких недель осады. (Birlikler birkaç haftalık kuşatmadan sonra kaleyi fethetti.)

Молодой режиссёр быстро завоевал популярность. (Genç yönetmen hızla popülerlik kazandı.)

Новая марка завоевала доверие покупателей. (Yeni marka müşterilerin güvenini kazandı.)

Она завоевала первое место на международном конкурсе. (Uluslararası yarışmada birinciliği kazandı.)

Его выступление завоевало сердца миллионов зрителей. (Onun performansı milyonlarca izleyicinin kalbini kazandı.)