Застигать-Застигнуть

Застигать

Suçüstü yakalamak

Застигнуть

Suçüstü yakalamak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Застигать Geçmiş Zaman : застигавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Застигать Şimdiki Zaman :
  • Застигать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Застигать Edilgen Şimdiki Zaman : застигаемый
  • Застигнуть Geçmiş Zaman : застигнувший
  • Застигнуть Edilgen Geçmiş Zaman : застигнутый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Застигать Şimdiki Zaman : застигая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Застигнуть Geçmiş Zaman : застигнув

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Полиция часто застигала нарушителей ночью. (Polis ihlal yapanları geceleri sık sık suçüstü yakalıyordu.)

Дождь застигал туристов в горах. (Yağmur dağlarda turistleri yakalıyordu.)

Он всегда застигал меня врасплох своими вопросами. (O, sorularıyla beni her zaman hazırlıksız yakalıyordu.)

Зима иногда застигала путешественников в пути. (Kış bazen yolculuk sırasında gezginleri yakalıyordu.)

Учитель часто застигал учеников за разговором. (Öğretmen öğrencileri sık sık konuşurken yakalıyordu.)

Внезапная гроза застигла нас в лесу. (Ani fırtına bizi ormanda yakaladı.)

Полиция застигла вора у входа в магазин. (Polis hırsızı mağazanın girişinde suçüstü yakaladı.)

Холод застиг путешественников далеко от деревни. (Soğuk, gezginleri köyden uzakta yakaladı.)

Его вопрос застиг меня врасплох. (Onun sorusu beni hazırlıksız yakaladı.)

Нас застиг сильный дождь, и пришлось искать укрытие. (Şiddetli yağmur bizi yakaladı ve sığınacak yer aramak zorunda kaldık.)