Затмевать-Затмить

Затмевать

Gölgelemek

Затмить

Gölgelemek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Затмевать Geçmiş Zaman : затмевавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Затмевать Şimdiki Zaman :
  • Затмевать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Затмевать Edilgen Şimdiki Zaman : затмеваемый
  • Затмить Geçmiş Zaman : затмивший
  • Затмить Edilgen Geçmiş Zaman :

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Затмевать Şimdiki Zaman : затмевая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Затмить Geçmiş Zaman : затмив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Яркая звезда иногда затмевает остальные звёзды на небе. (Parlak bir yıldız bazen gökyüzündeki diğer yıldızları gölgeler.)

Его успехи затмевают достижения всех коллег. (Onun başarıları tüm meslektaşlarının başarılarını gölgeler.)

Шумный скандал постепенно затмевает главную проблему. (Gürültülü skandal asıl sorunu yavaş yavaş gölgeliyor.)

Красивый фасад не должен затмевать историческое значение здания. (Güzel cephe binanın tarihî önemini gölgelememelidir.)

Её доброта часто затмевает все другие качества. (Onun iyiliği çoğu zaman diğer tüm özelliklerini gölgeler.)

Новое открытие затмило все прежние достижения учёных. (Yeni keşif bilim insanlarının önceki tüm başarılarını gölgede bıraktı.)

Его выступление затмило выступления остальных участников. (Onun performansı diğer katılımcıların performanslarını gölgede bıraktı.)

Солнечное затмение затмило свет всех фонарей. (Güneş tutulması bütün fenerlerin ışığını gölgeledi.)

Эта новость затмила радость от долгожданной встречи. (Bu haber, uzun zamandır beklenen buluşmanın sevincini gölgeledi.)

Молодая актриса затмила знаменитых партнёров по сцене. (Genç oyuncu sahnedeki ünlü partnerlerini gölgede bıraktı.)