Затуманивать-Затуманить

Затуманивать

Bulanıklaştırmak, sisle kaplamak

Затуманить

Bulanıklaştırmak, sisle kaplamak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Затуманивать Geçmiş Zaman : затуманивавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Затуманивать Şimdiki Zaman :
  • Затуманивать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Затуманивать Edilgen Şimdiki Zaman : затуманиваемый
  • Затуманить Geçmiş Zaman : затуманивший
  • Затуманить Edilgen Geçmiş Zaman : затуманенный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Затуманивать Şimdiki Zaman : затуманивая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Затуманить Geçmiş Zaman : затуманив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Густой туман начинает затуманивать дорогу. (Yoğun sis yolu bulanıklaştırmaya başlıyor.)

Слёзы затуманивают ей глаза. (Gözyaşları onun gözlerini bulanıklaştırıyor.)

Страх часто затуманивает рассудок человека. (Korku çoğu zaman insanın zihnini bulanıklaştırır.)

Пар из горячего супа затуманивает стёкла очков. (Sıcak çorbanın buharı gözlük camlarını buğulandırıyor.)

Предрассудки затуманивают наше понимание сложных проблем. (Önyargılar karmaşık sorunları anlamamızı bulanıklaştırır.)

Утренний туман затуманил весь пейзаж. (Sabah sisi bütün manzarayı kapladı.)

Сильные эмоции затуманили его способность принимать решения. (Güçlü duygular onun karar verme yeteneğini bulanıklaştırdı.)

Дыхание пассажиров затуманило окна автобуса. (Yolcuların nefesi otobüsün camlarını buğulandırdı.)

Эта ложь затуманила истинную картину произошедшего. (Bu yalan, yaşananların gerçek tablosunu bulanıklaştırdı.)

Сумерки быстро затуманили очертания далёких гор. (Alacakaranlık uzaktaki dağların hatlarını hızla belirsizleştirdi.)