Искоренять-Искоренить

Искоренять

Kökünü kazımak

Искоренить

Kökünü kazımak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Искоренять Geçmiş Zaman : искоренявший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Искоренять Şimdiki Zaman :
  • Искоренять Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Искоренять Edilgen Şimdiki Zaman : искореняемый
  • Искоренить Geçmiş Zaman : искоренивший
  • Искоренить Edilgen Geçmiş Zaman : искоренённый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Искоренять Şimdiki Zaman : искореняя

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Искоренить Geçmiş Zaman : искоренив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Правительство пытается искоренять коррупцию в государственных учреждениях. (Hükümet devlet kurumlarındaki yolsuzluğun kökünü kazımaya çalışıyor.)

Образование помогает искоренять предрассудки в обществе. (Eğitim toplumdaki önyargıların kökünü kazımaya yardımcı olur.)

Врачи работают над тем, чтобы искоренять опасные инфекции. (Doktorlar tehlikeli enfeksiyonların kökünü kazımak için çalışıyor.)

Новая программа направлена на то, чтобы искоренять детскую неграмотность. (Yeni program çocuklardaki okuma yazma bilmeme sorununu ortadan kaldırmayı amaçlıyor.)

Невозможно искоренять насилие без изменения общественного сознания. (Toplumsal bilinci değiştirmeden şiddetin kökünü kazımak mümkün değildir.)

Учёным удалось искоренить это заболевание в нескольких регионах. (Bilim insanları bu hastalığın birkaç bölgede kökünü kazımayı başardılar.)

Мы должны искоренить привычку откладывать важные дела. (Önemli işleri erteleme alışkanlığının kökünü kazımalıyız.)

Кампания помогла искоренить незаконную торговлю редкими животными. (Kampanya nadir hayvanların yasa dışı ticaretinin kökünü kazımaya yardımcı oldu.)

Организация полностью искоренила дискриминацию среди своих сотрудников. (Kuruluş çalışanları arasındaki ayrımcılığın kökünü tamamen kazıdı.)

Новые меры позволили искоренить причину постоянных аварий. (Yeni önlemler sürekli kazaların nedenini ortadan kaldırmayı sağladı.)