Исполнять-Исполнить

Исполнять

yerine getirmek, icra etmek, uygulamak

Исполнить

yerine getirmek, icra etmek, uygulamak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Исполнять Geçmiş Zaman : исполнявший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Исполнять Şimdiki Zaman :
  • Исполнять Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Исполнять Edilgen Şimdiki Zaman : исполняемый
  • Исполнить Geçmiş Zaman : исполнивший
  • Исполнить Edilgen Geçmiş Zaman : исполненный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Исполнять Şimdiki Zaman : исполняя

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Исполнить Geçmiş Zaman : исполнив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Она исполняла прекрасную мелодию на скрипке. (O, keman üzerinde güzel bir melodi çalıyordu.)

Исполните, пожалуйста, эту задачу до завтра. (Lütfen bu görevi yarına kadar tamamlayın.)

Мы исполнили свои обязательства по контракту. (Biz sözleşmedeki yükümlülüklerimizi yerine getirdik.)

Они исполнили национальный гимн с таким величием. (Onlar ulusal marşı o kadar gururla söylediler.)

Когда ты исполняешь свою мечту, всё становится возможным. (Hayalinizi gerçekleştirdiğinizde, her şey mümkün hale gelir.)

Актёр с такой страстью исполнил роль, что публика была поражена. (Oyuncu rolü o kadar tutkuyla canlandırdı ki seyirci hayran kaldı.)

Певица исполнила песню таким чувством, что зрители заплакали. (Şarkıcı şarkıyı o kadar duygulu söyledi ki izleyiciler ağladı.)

Король приказал исполнить казнь преступника. (Kral suçlunun idam edilmesini emretti.)

Он исполнил свое обещание и подарил ей букет цветов. (O, sözünü tuttu ve ona bir buket çiçek hediye etti.)

Артистка исполнила роль с таким мастерством, что это вызвало аплодисменты. (Sanatçı rolü o kadar ustalıkla oynadı ki bu alkışlara neden oldu.)