Набрасывать-Набросить

Набрасывать

Üzerine atmak

Набросить

Üzerine atmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Набрасывать Geçmiş Zaman : набрасывавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Набрасывать Şimdiki Zaman :
  • Набрасывать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Набрасывать Edilgen Şimdiki Zaman : набрасываемый
  • Набросить Geçmiş Zaman : набросивший
  • Набросить Edilgen Geçmiş Zaman : наброшенный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Набрасывать Şimdiki Zaman : набрасывая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Набросить Geçmiş Zaman : набросив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Вечером она любит набрасывать на плечи лёгкий шарф. (Akşamları omuzlarına hafif bir atkı atmayı sever.)

Художник быстро набрасывал основные линии пейзажа. (Ressam manzaranın temel çizgilerini hızlıca taslak olarak çiziyordu.)

Он всегда набрасывал куртку перед выходом на улицу. (Dışarı çıkmadan önce her zaman ceketini üzerine atardı.)

Рабочие набрасывали землю на свежую яму. (İşçiler taze açılmış çukurun üzerine toprak atıyorlardı.)

Она набрасывала идеи для нового проекта в блокнот. (Yeni proje için fikirleri defterine kabaca not ediyordu.)

Он набросил пальто на плечи и вышел. (Paltosunu omuzlarına atıp dışarı çıktı.)

Мама набросила на ребёнка тёплое одеяло. (Annesi çocuğun üzerine sıcak bir battaniye örttü.)

Художник набросил первые линии будущей картины. (Ressam gelecekteki tablonun ilk çizgilerini taslak olarak çizdi.)

Она набросила шарф на шею перед прогулкой. (Yürüyüşten önce atkıyı boynuna attı.)

Он набросил на стол скатерть и начал готовить ужин. (Masanın üzerine masa örtüsü atıp akşam yemeğini hazırlamaya başladı.)