Наследовать-Унаследовать

Наследовать

Miras almak

Унаследовать

Miras almak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Наследовать Geçmiş Zaman : наследовавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Наследовать Şimdiki Zaman :
  • Наследовать Edilgen Geçmiş Zaman : наследованный
  • Наследовать Edilgen Şimdiki Zaman : наследуемый
  • Унаследовать Geçmiş Zaman : унаследовавший
  • Унаследовать Edilgen Geçmiş Zaman : унаследованный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Наследовать Şimdiki Zaman : наследуя

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Унаследовать Geçmiş Zaman : унаследовав

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Старший сын обычно наследует семейный бизнес. (Büyük oğul genellikle aile şirketini miras alır.)

Она наследует от матери не только квартиру, но и семейные традиции. (O, annesinden yalnızca daireyi değil, aile geleneklerini de miras alıyor.)

В некоторых странах дочь может наследовать имущество наравне с сыном. (Bazı ülkelerde kız çocuk da oğul gibi mülk miras alabilir.)

После смерти владельца родственники начинают наследовать его имущество. (Mal sahibinin ölümünden sonra akrabalar onun mal varlığını miras almaya başlar.)

Этот художник как будто наследует стиль своих великих предшественников. (Bu ressam sanki büyük öncüllerinin tarzını devralıyor.)

После смерти деда он унаследовал большой загородный дом. (Büyükbabasının ölümünden sonra büyük bir kır evi miras aldı.)

Моя сестра унаследовала от бабушки старинные украшения. (Kız kardeşim büyükannemden antika takıları miras aldı.)

Компания унаследовала долги прежнего владельца. (Şirket önceki sahibin borçlarını devraldı.)

Он унаследовал талант к музыке от своего отца. (Müzik yeteneğini babasından miras aldı.)

Новая команда унаследовала все обязанности предыдущего руководства. (Yeni ekip önceki yönetimin bütün sorumluluklarını devraldı.)