Наставлять-Наставить

Наставлять

Yol göstermek, eğitmek; kurmak

Наставить

Yol göstermek, eğitmek; kurmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Наставлять Geçmiş Zaman : наставлявший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Наставлять Şimdiki Zaman :
  • Наставлять Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Наставлять Edilgen Şimdiki Zaman : наставляемый
  • Наставить Geçmiş Zaman : наставивший
  • Наставить Edilgen Geçmiş Zaman : наставленный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Наставлять Şimdiki Zaman : наставляя

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Наставить Geçmiş Zaman : наставив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Опытный мастер наставляет молодых работников. (Deneyimli usta genç çalışanlara yol gösteriyor.)

Учитель наставляет учеников и помогает им исправлять ошибки. (Öğretmen öğrencilerine rehberlik ediyor ve hatalarını düzeltmelerine yardım ediyor.)

Отец постоянно наставляет сына на правильный путь. (Baba oğlunu sürekli doğru yola yönlendiriyor.)

Наставник наставляет новичка, как вести переговоры с клиентами. (Mentor, yeni çalışana müşterilerle nasıl müzakere yapılacağını öğretiyor.)

Она наставляет детей быть честными и ответственными. (Çocuklara dürüst ve sorumlu olmayı öğretiyor.)

Он наставил ученика на путь самостоятельной работы. (Öğrencisini bağımsız çalışma yoluna yönlendirdi.)

Рабочие наставили ловушки вокруг склада. (İşçiler deponun çevresine tuzaklar kurdular.)

Учитель наставил молодого исследователя на верный путь. (Öğretmen genç araştırmacıyı doğru yola yönlendirdi.)

Отец наставил сына на путь добра и терпения. (Baba oğlunu iyilik ve sabır yoluna yönlendirdi.)

Он наставил стулья вокруг большого стола. (Sandalyeleri büyük masanın etrafına dizdi.)