Насыщаться-Насытиться

Насыщаться

Doymak

Насытиться

Doymak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Насыщаться Geçmiş Zaman : насыщавшийся

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Насыщаться Şimdiki Zaman :
  • Насыщаться Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Насыщаться Edilgen Şimdiki Zaman :
  • Насытиться Geçmiş Zaman : насытившийся
  • Насытиться Edilgen Geçmiş Zaman :

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Насыщаться Şimdiki Zaman : насыщаясь

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Насытиться Geçmiş Zaman : насытившись

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

После тренировки организм постепенно насыщается кислородом. (Antrenmandan sonra vücut yavaş yavaş oksijene doyuyor.)

Читатель насыщается новыми впечатлениями во время путешествия. (Gezgin, yolculuk sırasında yeni izlenimlerle doyuyor.)

Почва насыщается влагой после долгих дождей. (Toprak uzun yağmurlardan sonra neme doyuyor.)

Он быстро насыщается информацией и нуждается в отдыхе. (Bilgiye çabucak doyuyor ve dinlenmeye ihtiyaç duyuyor.)

Воздух в комнате постепенно насыщается запахом кофе. (Odadaki hava yavaş yavaş kahve kokusuna doyuyor.)

Я наконец насытился и больше ничего не хочу есть. (Sonunda doydum ve artık hiçbir şey yemek istemiyorum.)

Ребёнок насытился после небольшой порции супа. (Çocuk küçük bir porsiyondan sonra doydu.)

Мы насытились впечатлениями и решили вернуться домой. (İzlenimlere doyduk ve eve dönmeye karar verdik.)

После прогулки он насытился свежим воздухом. (Yürüyüşten sonra temiz havaya doydu.)

Она насытилась шумом большого города и уехала в деревню. (Büyük şehrin gürültüsüne doydu ve köye gitti.)