Обескровливать-Обескровить

Обескровливать

Kanını akıtmak

Обескровить

Kanını akıtmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Обескровливать Geçmiş Zaman : обескровливавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Обескровливать Şimdiki Zaman :
  • Обескровливать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Обескровливать Edilgen Şimdiki Zaman : обескровливаемый
  • Обескровить Geçmiş Zaman : обескровивший
  • Обескровить Edilgen Geçmiş Zaman : обескровленный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Обескровливать Şimdiki Zaman : обескровливая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Обескровить Geçmiş Zaman : обескровив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Длительная война продолжала обескровливать экономику страны. (Uzun süren savaş ülkenin ekonomisini tüketmeye devam ediyordu.)

Высокие налоги обескровливают малый бизнес и мешают его развитию. (Yüksek vergiler küçük işletmelerin kaynaklarını tüketiyor ve gelişmelerini engelliyor.)

Постоянные конфликты постепенно обескровливали организацию. (Sürekli çatışmalar örgütün kaynaklarını yavaş yavaş tüketiyordu.)

Эмиграция молодых специалистов обескровливает научную сферу. (Genç uzmanların göç etmesi bilim alanını zayıflatıyor.)

Кризис продолжал обескровливать регион, лишая его инвестиций. (Kriz, bölgeyi yatırımlardan mahrum bırakarak kaynaklarını tüketmeye devam ediyordu.)

Эта война обескровила страну и разрушила её промышленность. (Bu savaş ülkenin kaynaklarını tüketti ve sanayisini yıktı.)

Многолетний конфликт обескровил армию обеих сторон. (Yıllarca süren çatışma her iki tarafın ordusunu da zayıflattı.)

Отток специалистов обескровил университет. (Uzmanların ayrılması üniversiteyi zayıflattı.)

Новая политика обескровила сельские районы, лишив их рабочих мест. (Yeni politika kırsal bölgeleri işsiz bırakarak zayıflattı.)

Засуха почти обескровила местное хозяйство. (Kuraklık yerel ekonominin kaynaklarını neredeyse tüketti.)