Обмазывать-Обмазать

Обмазывать

Sıvamak, üzerine sürmek

Обмазать

Sıvamak, üzerine sürmek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Обмазывать Geçmiş Zaman : обмазывавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Обмазывать Şimdiki Zaman :
  • Обмазывать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Обмазывать Edilgen Şimdiki Zaman : обмазываемый
  • Обмазать Geçmiş Zaman : обмазавший
  • Обмазать Edilgen Geçmiş Zaman : обмазанный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Обмазывать Şimdiki Zaman : обмазывая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Обмазать Geçmiş Zaman : обмазав

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Рабочие обмазывают стены дома специальным раствором. (İşçiler evin duvarlarını özel bir harçla sıvıyor.)

Перед выпечкой бабушка обмазывает пирог яйцом. (Büyükannem pişirmeden önce böreğin üzerine yumurta sürüyor.)

Он каждый год обмазывает деревянный забор защитным составом. (O her yıl ahşap çiti koruyucu bir maddeyle kaplıyor.)

Повар обмазывал мясо специями и оставлял его мариноваться. (Aşçı eti baharatlarla kaplayıp marine olması için bırakıyordu.)

Дети обмазывали ладони краской во время игры. (Çocuklar oyun sırasında avuçlarını boyaya buluyorlardı.)

Мастер обмазал трещину в стене цементом. (Usta duvardaki çatlağı çimentoyla sıvadı.)

Она обмазала хлеб маслом и посыпала его зеленью. (O ekmeğin üzerine tereyağı sürüp yeşillik serpti.)

Рабочие обмазали печь глиной перед началом зимы. (İşçiler kış başlamadan önce sobayı kille sıvadılar.)

Садовник обмазал стволы деревьев известью. (Bahçıvan ağaç gövdelerini kireçle sıvadı.)

Повар обмазал курицу соусом и поставил её в духовку. (Aşçı tavuğun üzerine sos sürüp onu fırına koydu.)