Ополаскивать-Ополоснуть

Ополаскивать

Durulamak, çalkalamak

Ополоснуть

Durulamak, çalkalamak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Ополаскивать Geçmiş Zaman : ополаскивавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Ополаскивать Şimdiki Zaman :
  • Ополаскивать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Ополаскивать Edilgen Şimdiki Zaman : ополаскиваемый
  • Ополоснуть Geçmiş Zaman : ополоснувший
  • Ополоснуть Edilgen Geçmiş Zaman : ополоснутый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Ополаскивать Şimdiki Zaman : ополаскивая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Ополоснуть Geçmiş Zaman : ополоснув

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

После мытья я ополаскиваю стаканы холодной водой. (Yıkadıktan sonra bardakları soğuk suyla duruluyorum.)

Она всегда ополаскивает овощи перед приготовлением. (Yemek hazırlamadan önce sebzeleri her zaman durular.)

Повар ополаскивает рис, чтобы удалить лишний крахмал. (Aşçı fazla nişastayı gidermek için pirinci durular.)

Мы тщательно ополаскиваем посуду после использования моющего средства. (Bulaşıkları deterjan kullandıktan sonra iyice duruluyoruz.)

Он ополаскивает рот водой после чистки зубов. (Dişlerini fırçaladıktan sonra ağzını suyla çalkalar.)

Я быстро ополоснул чашку и поставил её на полку. (Fincanı hızlıca durulayıp rafa koydum.)

Она ополоснула яблоко под краном. (Elmayı musluğun altında duruladı.)

Мы ополоснули тарелки и начали накрывать на стол. (Tabakları duruladık ve sofrayı hazırlamaya başladık.)

Он ополоснул волосы после нанесения шампуня. (Şampuan sürdükten sonra saçını duruladı.)

Перед тем как пить, ребёнок ополоснул бутылку. (Çocuk içmeden önce şişeyi çalkaladı.)