Оправдывать-Оправдать

Оправдывать

Haklı çıkarmak, mazur görmek

Оправдать

Haklı çıkarmak, mazur görmek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Оправдывать Geçmiş Zaman : оправдывавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Оправдывать Şimdiki Zaman :
  • Оправдывать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Оправдывать Edilgen Şimdiki Zaman : оправдываемый
  • Оправдать Geçmiş Zaman : оправдавший
  • Оправдать Edilgen Geçmiş Zaman : оправданный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Оправдывать Şimdiki Zaman : оправдывая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Оправдать Geçmiş Zaman : оправдав

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Он всегда оправдывает свои ошибки усталостью. (O, hatalarını her zaman yorgunlukla mazur gösterir.)

Никакие трудности не оправдывают грубость. (Hiçbir zorluk kabalığı haklı çıkarmaz.)

Она старалась оправдывать поступки своего друга. (Arkadaşının davranışlarını mazur göstermeye çalışıyordu.)

Эти обстоятельства частично оправдывают его опоздание. (Bu koşullar onun gecikmesini kısmen mazur gösteriyor.)

Родители часто оправдывают ребёнка перед учителями. (Anne babalar çocuğu öğretmenlerin karşısında sık sık savunur.)

Следствие оправдало подозреваемого из-за отсутствия доказательств. (Soruşturma, kanıt eksikliği nedeniyle şüpheliyi akladı.)

Его предсказание полностью оправдало наши ожидания. (Onun öngörüsü beklentilerimizi tamamen karşıladı.)

Она оправдала доверие руководителя и успешно завершила проект. (O, yöneticisinin güvenini boşa çıkarmadı ve projeyi başarıyla tamamladı.)

Такое объяснение не оправдало его резких слов. (Böyle bir açıklama onun sert sözlerini haklı çıkarmadı.)

Новый фильм оправдал надежды зрителей. (Yeni film izleyicilerin umutlarını boşa çıkarmadı.)