Пичкать-Напичкать

Пичкать

Tıka basa doldurmak

Напичкать

Tıka basa doldurmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Пичкать Geçmiş Zaman : пичкавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Пичкать Şimdiki Zaman :
  • Пичкать Edilgen Geçmiş Zaman : пичканный
  • Пичкать Edilgen Şimdiki Zaman : пичкаемый
  • Напичкать Geçmiş Zaman : напичкавший
  • Напичкать Edilgen Geçmiş Zaman : напичканный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Пичкать Şimdiki Zaman : пичкая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Напичкать Geçmiş Zaman : напичкав

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Бабушка постоянно пичкает внука сладостями. (Büyükanne torununa sürekli tatlı yediriyor.)

Не стоит пичкать ребёнка лекарствами без совета врача. (Doktor tavsiyesi olmadan çocuğa sürekli ilaç vermemek gerekir.)

Реклама каждый день пичкает нас ненужной информацией. (Reklamlar her gün bizi gereksiz bilgilerle dolduruyor.)

Он пичкает презентацию сложными терминами, чтобы казаться умнее. (Daha zeki görünmek için sunumunu karmaşık terimlerle dolduruyor.)

Мать не хочет пичкать детей жирной пищей перед сном. (Anne çocuklarına yatmadan önce yağlı yiyecekler yedirmek istemiyor.)

Она напичкала сумку всем необходимым для поездки. (Çantayı yolculuk için gereken her şeyle doldurdu.)

Он напичкал отчёт статистикой, но не объяснил главную проблему. (Raporu istatistiklerle doldurdu ama temel sorunu açıklamadı.)

Повар напичкал пирог яблоками и корицей. (Aşçı turtayı elma ve tarçınla doldurdu.)

Родители напичкали ребёнка витаминами без предварительной консультации. (Ebeveynler önceden danışmadan çocuğa bol miktarda vitamin verdiler.)

Мы напичкали рюкзаки вещами и едва смогли их поднять. (Sırt çantalarını eşyalarla tıka basa doldurduk ve onları zar zor kaldırabildik.)